Mart 2026’da ABD Enerji Bakanlığı’nın (DoE) iç denetçileri (OIG) bir rapor yayınladı. Konu: CFPP adlı nükleer proje. Ve bakanlık bu projeye nasıl bulaşmış, nasıl yönetmiş – hepsi ortaya dökülüyor.
Ne kadar para hedefleniyordu?
CFPP (Carbon Free Power Project), ABD’de NuScale’in küçük reaktörlerinden yapılacak ilk nükleer santral olacaktı. İddialı bir iş. Devlet de girecekti, özel sektör de. Ama 2023’te her şey çöktü. Çok pahalıymış. Daha ilk beton bile dökülmeden proje öldü.
Projenin sahibi UAMPS diye bir belediye enerji birliğiydi. Onlar federal bütçeden 4 milyar dolar koparmayı planlıyordu – bir kısmını da koparmışlar.
Şimdi detay: Ekim 2020’de bakanlık, CFPP’ye 1,36 milyar dolarlık yardım için imza atmış. Tabii para taksitle. Ocak 2025’e kadar da yaklaşık 182,5 milyon dolar filan aktarmışlar.
Nerede batırmışlar?
Denetçiler Temmuz 2019’dan Ağustos 2025’e kadar bakmış. Sonuç? Her aşamada sistematik hata.
Şu işin en büyük riski aslında basit: yeni bir nükleer santral yapacaksın, uzun vadeli müşteri (yani elektriği alacak abone) bulman lazım. İşte CFPP’yi asıl öldüren bu “abone riski”ydi. Ama bakanlık parayı verirken bu riski ne derecelendirmiş, ne analiz etmiş – hiçbir şey.
Dahası, projenin detaylı finansman planını bile istememişler. “Şöyle yapacağız” diye bir taslak yetmiş.
Bir saçmalık daha: 1,36 milyar dolarlık anlaşmada ara hedefler yok. Yani proje nerede, nasıl ilerliyor – bunu ölçecek hiçbir kriter konmamış. Tek ciddi eşik, projenin 6. yılında geliyor: inşaat izni (ilk beton) almak.
Ekonomik başarı kriterleri (hisse dağılımı, birim maliyet) ise anlaşmada zorunlu bile değil. Oysa projenin kendisi, “devam mı durayım mı” derken tam bu ekonomilere bakıyor. Komedi.
Kontrol mü? Ne kontrolü?
Denetçilerin dediğine göre bakanlık projeyi izleme konusunda berbattı. Altı ayda bir yapılması gereken toplantılardan sadece biri yapılmış. Onun da tutanağı bile düzgün değil.
Şimdi asıl mesele: para
Denetçiler burada çıldırmış olmalı. Bakanlık parayı planlanandan önce yollamış.
Anlaşmaya göre bakanlık projenin cari giderlerinin %16,9’unu karşılayacak. Proje durduğunda yapılan işin değeri 230,8 milyon dolar. O zaman bakanlığın ödemesi gereken tutar 39 milyon dolar.
Ama ne yapmışlar? 182,5 milyon dolar yollamışlar. Yani 143,5 milyon dolar fazla ödeme.
Kağıt üzerinde bu paranın geri istenmesi lazım (aktifler falan karşılığında). Ama denetçiler diyor ki: “CFPP’nin elindeki aktifler devlet için o kadar etmez.” Yani vergi mükellefleri, özel sektör daha ortada yokken projeyi peşin finanse etmiş.
Bir de ‘iyimserlik hastalığı’ var
Denetçilerin dikkat çektiği başka bir şey: Enerji Bakanlığı’nın NuScale’e karşı uzun süredir devam eden bir sempatisi var. Toplamda 586 milyon dolar vermişler sırf NuScale’in projelerini pazara çıkarması için.
Bu da yetkililerde “batık maliyet iyimserliği” yaratıyor. Ne demek? Piyasada tehlike işaretleri görsen bile “Durmayalım, daha çok verelim” psikolojisi.
Şöyle söyleyeyim: ABD Sayıştay’ı (GAO) daha önce de uyarmıştı – Enerji Bakanlığı’nın birimleri, destekledikleri projelerin başarı şansını sürekli abartıyor.
Sonuç?
CFPP güzel bir hayaldi. Ama kötü takip, abartılmış iyimserlik ve bir o kadar da gereksiz harcamayla sonuçlandı. Vergi verenlerin cebinden 143 milyon dolar fazladan çıktı. Ve kimse çıkıp “Kusura bakmayın, biz hata yaptık” demedi. Sadece bir rapor var. O da bu.