Rusya ve Özbekistan, İlk Nükleer Santralin İnşaatını Başlattı

Rosatom’un inşa edeceği küçük modüler reaktörlü entegre santral, Özbekistan’ın elektrik ihtiyacının %14’ünü karşılayacak. İlk beton 4 Haziran’da döküldü.

4 Haziran 2026’da Özbekistan’ın Cizzak bölgesindeki Feriş ilçesinde, entegre nükleer santral projesinin ilk güç ünitesinin inşaatının başladığını gösteren bir tören düzenlendi. Törende, gelecekteki küçük modüler ünitenin temel levhasına ilk beton döküldü.

Etkinlik, Özbekistan’daki inşaat sahası ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’in katıldığı St. Petersburg arasında canlı video bağlantısıyla gerçekleştirildi. İki lider, ilk güç ünitesinin inşaatının başlamasına resmen izin verdi. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi de sahaya bir selamlama konuşması gönderdi.

Projenin ilerleyişi hakkında Rosatom’un Nükleer Enerjiden Sorumlu Birinci Genel Müdür Yardımcısı ve JSC Atomstroyexport Başkanı Andrey Petrov ile Özbekistan Bakanlar Kurulu’na bağlı Atom Enerjisi Ajansı (Uzatom) Direktörü Azim Ahmedhacayev bilgi verdi.

Sunumların ardından Petrov, Ahmedhacayev, Grossi ve MEPhI Taşkent şubesi öğrencileri Sevinç Yarkulova ile Dmitry Eskin, sembolik bir butona basarak ünitenin inşaatını resmen başlattı.

«Özbekistan hızlı bir yüksek teknoloji yolculuğuna çıkıyor»

Petrov törende şunları söyledi:

“Özbekistan hızlı bir yüksek teknoloji gelişim yoluna giriyor. Rosatom olarak bu tarihi sürecin bir parçası olmak büyük bir onur. Ortaklarımızla birlikte projenin henüz başındayız, ancak önemi şimdiden ortada. Santral devreye girdiğinde, ülkenin elektrik ihtiyacının %14’ünü karşılayabilecek. Bu, sanayi, teknoloji ve ekonomiye güçlü bir ivme kazandıracak. Ayrıca Özbekistan’a önerdiğimiz atom şehri projesi, tamamen yeni bir yerleşim yaratacak. Santralin çevresinde büyüyecek olan şey, sıradan bir uydu kentten çok daha fazlası olacak – ileri nükleer ve ilgili teknolojileri sergileyen gerçek bir bilim şehri ortaya çıkacak.”

İlk beton ve lisans süreci

Reaktör binasının temeline “ilk beton” dökülmesi, tesisi UAEA standartlarına göre “inşaat halinde” statüsüne taşıyor. Bu aşamada uzmanlar 133 metreküp beton karışımı dökecek. Projenin toplam beton ihtiyacı ise 10.000 metreküp.

4 Haziran’da Özbekistan Bakanlar Kurulu’na bağlı Sanayi, Radyasyon ve Nükleer Güvenlik Komitesi, RITM-200N reaktörlü güç ünitesinin inşası için lisans verdi. Lisans kararı, tasarım dokümantasyonu, teknik çözümler ve güvenlik gerekçelerinin kapsamlı incelemesinin ardından alındı. İnceleme, ulusal mevzuat, UAEA uluslararası gereklilikleri ve Rus uzmanların katılımıyla yapıldı.

Daha önce, 23 Mart 2026’da nükleer tesislerin yerleştirileceği sahanın kullanımına ilişkin izin de verilmişti. Komite, tüm inşaat süreci boyunca lisans koşullarına ve nükleer ve radyasyon güvenliği gerekliliklerine uyumu sürekli olarak denetleyecek.

Projenin arka planı

Özbekistan’daki nükleer santral, Rosatom’un benzersiz bir projesi. Küçük modüler nükleer santral (SMR) inşası için dünyadaki ilk ihracat sözleşmesi kapsamında yürütülüyor.

  • 27 Mayıs 2024: 2018 tarihli hükümetlerarası anlaşmayı değiştiren protokol imzalandı. İş birliği, Özbekistan’da küçük modüler santral inşasını da kapsayacak şekilde genişletildi.
  • 26 Eylül 2025: Moskova’daki Dünya Atom Haftası forumunda Rosatom ile Uzatom arasında iş birliğini genişleten belgeler imzalandı.
  • 24 Mart 2026: Taraflar, entegre nükleer santral inşaatı sözleşmesine ek anlaşma imzaladı.

Proje, iki büyük kapasiteli VVER-1000 reaktörü ve iki adet RITM-200N reaktöründen (her biri 55 MW elektrik gücünde) oluşuyor. Santral tamamen devreye girdiğinde yıllık 17,2 milyar kWh elektrik üretmesi bekleniyor.


🗣️ Bizim görüşümüz

Bu proje iki açıdan dikkat çekici. Birincisi, Özbekistan Orta Asya’da nükleer enerjiye adım atan ilk ülkelerden biri oluyor ve enerji bağımlılığını azaltmak için somut bir adım atıyor. İkincisi, Rosatom SMR teknolojisini (RITM-200N) ilk kez ihraç ediyor. Dünyada küçük modüler reaktörler konuşulurken, Rusya bu alanda da “ilk ihracat sözleşmesi” unvanını aldı. Projenin tamamlanmasıyla Özbekistan’ın elektrik üretiminin %14’ü nükleerden gelecek – bu gelişmekte olan bir ülke için ciddi bir oran. Ayrıca “atom şehri” fikri, santralin sadece bir enerji tesisi değil, aynı zamanda bir bilim ve teknoloji merkezi olarak planlandığını gösteriyor.