ENEC ve Abu Dabi hükümeti, sivil nükleer sektörde çalışacak yerli yetenekleri yetiştirmek için beş yıllık stratejik anlaşma imzaladı.
Birleşik Arap Emirlikleri Nükleer Enerji Şirketi (ENEC), Abu Dabi Hükümet Yeteneklendirme Departmanı (DGE) ile stratejik bir iş birliği anlaşması imzaladı. Anlaşma, büyüyen sivil nükleer enerji sektöründe BAE vatandaşlarının eğitilmesi ve istihdam edilmesi için kapsamlı bir çerçeve oluşturmayı hedefliyor.
Anlaşmanın imza törenine ENEC’in CEO’su Mohamed Al Hammadi ve DGE’nin Genel Müdürü Mariam Al Musharrakh da katıldı. Beş yıllık anlaşmaya göre iki taraf, lise mezunu, mesleki diploma sahibi veya lisansüstü dereceye sahip en az 100 BAE vatandaşını nükleer sektöre kazandırmak için iş birliği yapacak.
DGE’nin Mawaheb Yetenek Merkezi, ENEC’e özenle seçilmiş bir aday listesi sunacak ve bilgilendirme çalıştayları, teknik değerlendirmeler ve mülakatlar için kendi son teknoloji tesislerini kullanıma açacak. ENEC ise eğitim programlarının geliştirilmesini ve finansmanını üstlenecek, ayrıca stajyerlere maddi destek sağlayacak. Programı başarıyla tamamlayan ve işe alım kriterlerini karşılayan adaylar, ENEC ve iştiraklerinde işe başlayacak.
“En önemli yatırım insana yapılan yatırımdır”
Mohamed Al Hammadi törende şunları söyledi:
“ENEC, kurulduğu günden bu yana dünya standartlarında Emirati profesyonellerden oluşan bir ekip yetiştirmeye kendini adadı. Bu ekip, bugün Baraka Nükleer Santrali’ndeki başarımızın ve önümüzdeki on yıllar boyunca sürecek operasyonlarımızın bel kemiğini oluşturuyor. Abu Dabi Hükümet Yeteneklendirme Departmanı ile imzaladığımız bu anlaşma, yetenek havuzumuzu genişletmemize olanak tanıyor. Yeni nesil Emirati’lerin, ülkemizin karbonsuz geleceğini yönetmek ve uzun vadeli sürdürülebilir büyümeyi sağlamak için gereken uzmanlığa sahip olmasını güvence altına alıyoruz.”
DGE Müsteşarı İbrahim Nasır ise şu yorumu yaptı:
“Herhangi bir ülkenin yapabileceği en önemli yatırımın, kendi insanına yapılan yatırım olduğuna inanıyoruz. ENEC ile yaptığımız bu anlaşma tam olarak bunu yansıtıyor: Emirati yetenekleri, ülkemizin stratejik açıdan en hayati sektörlerinden birinin merkezine yerleştirme konusunda ortak bir kararlılık. Mawaheb aracılığıyla sadece iş arayanlarla boş pozisyonları buluşturmuyoruz; aynı zamanda ülkemizin temiz enerji geleceğine nesiller boyu liderlik edecek milli düzeyde yetkin uzmanlardan oluşan bir boru hattı inşa ediyoruz. Bu derinlik ve vizyona sahip ortaklıklar, ulusal vizyonu kalıcı gerçekliğe dönüştüren şeydir.”
Bugüne kadar 2000’den fazla Emirati nükleer sektörde görev aldı
ENEC, bu ortaklığın insan yeteneği geliştirme konusundaki kanıtlanmış başarısı üzerine inşa edildiğini belirtti. Şirkete göre, bugüne kadar Baraka Nükleer Enerji Santrali’nin geliştirilmesi ve işletilmesinde 2000’den fazla Emirati yetenek görev aldı. ENEC, altı farklı yetenek havuzu programıyla önümüzdeki on yıllar boyunca sivil nükleer enerji sektörünü yönetecek geleceğin uzmanlarını yetiştirmeye devam ediyor.
Baraka: Dört reaktör, yüzde 25 elektrik
Hatırlatmak gerekirse: Aralık 2009’da açıklanan 20 milyar dolarlık anlaşma kapsamında, Baraka sahasında Kore tasarımı dört adet APR1400 reaktörü inşa edildi. Baraka 1’in ilk betonu Temmuz 2012’de, 2-4. ünitelerin betonu ise sırasıyla Nisan 2013, Eylül 2014 ve Temmuz 2015’te döküldü. Üniteler Nisan 2021 ile Eylül 2024 arasında ticari işletmeye geçti. Abu Dabi’nin Al Dhafra bölgesindeki Baraka santrali, BAE’nin elektrik ihtiyacının yaklaşık %25’ini karşılıyor.
✏️ Yorumu
BAE bu anlaşmayla aslında basit bir şeyi yapıyor: nükleer santral inşa etmek kadar, onu işletecek insanı da yetiştirmek. Üstelik sadece mühendislik değil, lise ve meslek mezunlarına kadar geniş bir yelpaze. “Biz santrali aldık, Koreliler işletsin” demiyorlar. Tam tersine, 20 yıl önce sıfırdan başladıkları bu işte şimdi kendi uzmanlarını üretiyorlar. Ve bu, sadece bir insan kaynakları hamlesi değil – aynı zamanda bilgi ekonomisine geçişin de somut bir adımı.
🇹🇷 Peki bu Türkiye’yi neden ilgilendiriyor?
Çünkü Türkiye de benzer bir yolun başında. Akkuyu NGS devreye girdikçe, orada çalışacak yerli nükleer uzmanlara ihtiyaç duyulacak. BAE’nin 2000’den fazla Emirati’yi santralin işletmesine dahil etmesi, Türkiye için de bir ölçek ve yöntem örneği. Türkiye’nin de ENEC benzeri bir yaklaşımla, sadece üniversite mezunu değil, lise ve meslek liselerinden başlayarak bir “nükleer yetenek havuzu” kurması gerekiyor.
Ayrıca BAE, bu anlaşmayla “nükleer santral işletmeciliği bir yabancı şirkete bırakılacak iş değildir” mesajını veriyor. Akkuyu’da da benzer bir modele ihtiyaç var. Bugün yetiştirilmeye başlanan 100 kişi, 10 yıl sonra Türkiye’nin ikinci veya üçüncü santralinin çekirdek ekibini oluşturabilir. BAE bunu yaptıysa, Türkiye neden yapamasın? Belki de bu haber, Türkiye için bir eylem çağrısıdır.